Bu yaz, çoğu yaz gibi, evde kaldım. Tatile falan gitmiyoruz. Anneme, "Tatile gidelim ya!" dedim. Elime perdeleri tutuşturdu. Odamın perdelerini taktım. Babama, "Tatie gidelim ya!" dedim. "Bu yaz olmaz. Başım ağrıyor." dedi. Sanki ben, nasıl bir teklifte bulundum.
Evin içinde 4 dönüyorum. Sıkıl sıkıl, suyum çıktı. İnternetim de yok, şu aralar. Normalde, geçen zaman durdu. Elimde bir telefon, diğer elimde fasulye ile buldum kendimi. Annem fasulye kırdırıyormuş.
Odama geçtim, kitap okudum, müzik dinledim. Hatta, ütülü elbiselerimi tekrar ütüledim. Deniz şortlarımı çıkarıp, sarıldım. Şınorkelimi takıp, boğulma tehlikesi geçirdim. Giysilerimi dolaptan çıkarıp, tekrar katladım. Perdeleri çıkarıp, tekrar taktım. Yok babam, zaman geçmiyor.
Yatağıma uzanıp, mal gibi tavanı izledim. Oradan kalkıp tuvalete girdim. Tuvaletteki fayansları, birilerine benzetmeye çalıştım. Sağ taraftaki, eski sevgilime benziyordu, bir süre klozetin üzerinde ağladım. Ağlayınca, zaman daha hızlı geçiyormuş. Sustum.
19 Haziran 2011 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder