Bugün, bir çılgınlık yapıp, tekrar okuldan kaçtık. Daha önce de anlattığım gibi, çitlerin arasından kaçtık. Pek zorlanmadık.
Oradan kaçan kızların, çorapları da kaçıyor. Erkeklerinse kolu/bacağı yaralanıyor. Cezası bu. Kolumda tendürdiyot var, ona göre.
Neyse, kaçtık falan. Sinemaya gitmeliyiz, diye düşündük. Otobüse bindik, sinemaya gitmek için. Zaten daralmıştık heyecandan. Otobüsün, tüm camlarını açıp, ayakta bekledik. Boş koltuk vardı, hem de fazlasıyla. Ama biz, ters insanlarız. Gereksizlik yapıp, güldük. Önden, bir tane teyze bağırdı: "Çocuklar, sessiz olun ha!". Nasıl çirkef, nasıl cazgır. Dayanamayıp, "Sen, bizi mi dinliyon dezze?" diyecektim de, kursağımda kaldı. Dedim ya, hayatta değil; otobüste, doğru insanı bulacaksın.
Otobüsten inerken de, bir iki söylendim ama... Neyse. Allah, ona ceza vermiş. Bu kadar çirkef olması, ceza.
Seansa yetişmek için, asansöre bindik. Asansörde tek bizim grup olunca, suratımızı cama yapıştırdık. Türlü hareketler falan. Bunu, hatırlamak istemiyorum.
Neyse, asansörden çıkıp, sinemaya koştuk. Seans başlayalı 10 dk. geçmişti, ama yine de girdik. Ortadaki koltuklara oturduk. Sonra Saadet, yanına oturmamı istedi. Ben de, nedenini anlamadan oturdum. Meğerse, sol tarafta kimse oturmadığı için, bizden başka, karanlık. Bir de o karanlıktan korktum, varan 2.
Ardından, bir arkadaş grubu da geldi ve arkamıza oturdu. Tanıdık varmış. Çiçek diye bir arkadaşımı gördüm, sevindim. Filmin ilk yarım saati, yorumları konuşturduk. Cinayet filmi ya; her cinayette, önce sol tarafımdaki karanlığa, sonra filme, sonra tekrar sol tarafa bakıyorum. Ve çığlığı basıyorum. Her cinayette, katile bir küfür savuruyorum. Ölen kurbanlar da bıçaklanıyor, ama kaçabilecek güçleri var. Lan mal, koşabilecek kadar gücün var da, o boyu devrilesice katile yumruk atacak kadar gücün yok mu? Al hançeri, sen de batır, ödeşin. Biz, ilkokulda bunu öğrendik.
Bir de, etrafta bir sürü cinayet; ama eşcinseller parti veriyor. Ölecekleri zaman da, "Ama ben gay'im. Öldürmezsin, değil mi?" diyorlar. Ye kazığı!
Selam, ben Robin. Popüler olmak için tüm sosyal ağlara üye olan, çiğ tavuk kokusunu 3 km. öteden alan, yazdığı notlar beğenilince evin içinde tavaf eden, İngilizce'yi okunduğu gibi yazan, Lady Gaga'ya tapan, espri yaptığına inanan, interneti olmadığı hâlde blog açan, tost ile beslenen, yemek yedikçe zayıflayan, gereksiz bir insanım. Hobilerim; Fake hesabımdan, flörtleşmek.
İlgi alanım; Lady Gaga.
Annemin sözünden çıkmam, çıkamam. Terlik korkusu bünyede bağışıklık kazanmadı, henüz.
Facebook'ta eklediğim insana, "Kimsin sen?" diye mesaj atan, benim. Şizofrenim.
Kocası öldüğünde 1 gün, kedisi öldüğünde 3 gün ağlayan bir babaannenin torunuyum. Malatya Prensliği'nin veliahtıyım.
Kitap almadığı hâlde, yanında D&R Kart'ı taşıyan tek insan, benim.
3 yıldır kilo almıyorum. Şu an kilomu söyleyip, obeziteleri depresyona sokmak istemiyorum.
Popüler arkadaşımın aklına girip, ortak blog açtım. Feym olmayı planlıyorum. TV ekranlarından, herkese öpücük atacağım.
Ekleyin, fakeyim: feym_olmak_isteyen_şizofren.,-!?@Otistik.com
